“No-Makeup Makeup” Günüm: Sanki Hiç Makyaj Yapmamışım Gibi… Ama Daha İyi

Makyaj

Bazı günler var ya… Ne tam “bugün kırmızı ruj süreyim de dünyayı fethedeyim” günü, ne de “kimse beni görmesin” modu. İşte o günlerin makyajı: no-makeup makeup. Yani “makyaj yapmadım” diyeceksin ama aynaya baktığında da “hmm iyi görünüyorsun” hissi gelecek.

Ben buna “ışıl ışıl ama uğraşmamış gibi” diyorum. Gel, birlikte küçük bir rutin yapalım.

1) Her şey ciltle başlıyor (gerçekten)

Makyajın yarısı ürün değil, zemin. O yüzden önce 2 dakika ayırıyorum:

  • Yüzümü yıkayıp hafif bir nemlendirici sürüyorum.
  • Eğer cildim o gün “ben kuruyum” diyorsa, nemlendiricinin üstüne minicik bir ışıltılı baz (çok az!) geçiyorum.

Bu adımı atlayınca, en iyi fondöten bile “ben buradayım” diye bağırıyor.

2) Fondöten değil, “azıcık eşitleme” dönemi

No-makeup makeup’ın sırrı şu: tam kapatma değil, sadece ton eşitleme.

  • Ben çoğu zaman tinted moisturizer / BB krem gibi hafif ürünleri seviyorum.
  • Kapatıcıyı da göz altına “yarım ay” şeklinde değil; sadece iç köşe ve çok hafif çukur bölgeye koyuyorum.

Sonra parmakla ya da nemli süngerle… Ama “ezmeden”, sanki ciltle kaynaşıyormuş gibi.

3) Kaşları “çekmek” değil, toparlamak

Kaş mevzusu bende şöyle: Kaşım var ama bazen kendi kendine dağınık bir ruh hâlinde.

  • Şeffaf ya da hafif renkli kaş jeli ile tarayıp yukarı kaldırıyorum.
  • Eğer boşluk varsa, kalemle tek tek kıl gibi mini dokunuşlar.

Kaş bir tık toparlanınca, yüz direkt daha “uyanmış” duruyor.

4) Krem allık: No-makeup makeup’ın başrolü

Bence bu stilin en tatlı kısmı allık. Çünkü “sağlıklı ve canlı” görünümün şifresi.

  • Krem allığı elime alıp elmacık kemiklerimin üstüne azıcık dokunduruyorum.
  • Sonra yukarı doğru dağıtıyorum (sanki güneşte hafif kızarmış gibi).

Bonus: Aynı krem allığı göz kapağına da çok az sürersen, tüm yüz “uyumlu” görünmeye başlıyor.

5) Maskara: “Ben uyandım” imzası

Benim için maskara, kahve gibi. Bazen şart değil ama olunca güzel.

  • Kirpikleri bir kere kıvırıyorum.
  • Maskarayı tek kat, çok abartmadan sürüyorum.
  • Alt kirpiğe ya hiç sürmüyorum ya da sadece dış köşeye minicik dokunuyorum.

6) Dudakta “ruj” değil, “benim dudaklarım ama daha iyi”

Dudakta aşırı keskin hatlar bu stile biraz ters kaçabiliyor.

  • Renkli dudak balmı ya da hafif bir tint
  • Üstüne minik bir parlatıcı (istersen)

Ben bazen ruj sürüp sonra parmağımla dağıtıyorum. “Yeni yemiş gibi” doğal bir renk kalıyor.

Minik tüyolar (işe yarıyor!)

  • Aydınlatıcıyı elmacık kemiğine çizgi gibi değil; parmakla “dokundur-çek” yap.
  • Pudra kullanacaksan sadece T bölgesine çok az. Yoksa o “cilt gibi” görünüm gidiyor.
  • Gün içinde makyaj bozulursa ek katman eklemek yerine: bir peçeteyle fazla yağı al, üstüne mini bir dokunuş yap.

No-makeup makeup bana şunu hissettiriyor: “Kendimim ama biraz daha dinlenmiş versiyonum.”
Hem pratik, hem tatlı, hem de “abartmadan güzel görünmek” isteyen günlerin kurtarıcısı.

Yorum yok!

error: Content is protected !!