Cilt bakımıyla ilişkim uzun süre şöyleydi: Bir gün bir ürün görüyorum, “bunu sürersem cam gibi olurum” diye heyecanlanıyorum. Sonra üstüne bir tane daha, bir tane daha… Derken cildim “Ben kimim, neredeyim?” diye isyan ediyor. Kızarıklık, kuruluk, sivilce, pul pul… Ve ben aynaya bakıp “Neyi yanlış yaptım?” diye düşünüyorum.
Sonra fark ettim ki çoğu zaman sorun şu: Çok ürün değil, doğru düzen gerekiyor. Bugün sana benim “daha az ama daha etkili” cilt bakım rutinimi ve cildi gerçekten toparlayan küçük tüyoları anlatacağım.
1) Cilt bakımı üç kelime: Temizle – Nemlendir – Koru
Evet bu kadar. İstersen üstüne serumlar, asitler, maskeler ekle… ama temel her zaman bu üçlü.
Temizle
Cildi “gıcır gıcır” yapacak kadar değil, nazikçe temizlemek.
- Eğer makyaj yaptıysan veya güneş kremi sürdüysen: çift aşamalı temizlik iyi olur (önce yağ bazlı, sonra su bazlı).
- Sadece evdeysen ve ağır ürün yoksa: nazik bir jel/kremsi temizleyici yeter.
“Gıcır gıcır” his = çoğu zaman bariyerin soyulması. Cilt o an temiz gibi görünür ama sonra yağlanma/kızarıklık artabilir.
Nemlendir
Nemlendirici deyince çoğu kişi “kuru ciltler için” sanıyor ama yağlı cilt bile nem ister. Nem olmayınca cilt bazen daha çok yağ üretir.
- Az sür, yedir, 1-2 dakika bekle.
- Cildin çok susuzsa nemlendirici öncesi hafif bir nem serumu (hyalüronik asit gibi) eklenebilir.
Koru (Güneş kremi)
Bence cilt bakımının “en gerçek” adımı bu. Çünkü:
- lekelenme,
- erken yaşlanma görüntüsü,
- ton eşitsizliği
gibi konuların çoğu güneşle bağlantılı.
Her gün demek gerçekten her gün. Kışın bile, cam kenarında bile.
2) Cilt bariyeri bozulunca her şey bozuluyor
Cilt bariyeri “cildin kalkanı” gibi. Bariyer zayıflayınca:
- ürünler batmaya başlıyor,
- kızarıklık artıyor,
- sivilce-kuruluk aynı anda görülebiliyor,
- makyaj daha çabuk çöküyor.
Bariyerin alarm verdiğini nasıl anlarsın?
- Temizleyince yanma/gerilme
- Nemlendirici sürünce bile batma
- Ani kızarıklık
- Pul pul dökülme
- Normalde sorun olmayan ürünlerin rahatsız etmesi
Bu olursa benim altın kuralım:
“Aktifleri kes, sadeleş.”
3) “Aktif içerik” kullanacaksan: Az ve planlı
Retinol, AHA/BHA, C vitamini, niasinamid… Hepsi güzel ama yanlış kombinlenince cilt “of yeter” diyor.
Benim basit yaklaşımım:
- Aynı gün çok fazla aktif kullanmıyorum.
- AHA/BHA gibi asitleri haftada 1-2 ile başlatıyorum.
- Retinol varsa, “yavaş yavaş” artırıyorum.
En yaygın hata: “Bir gecede cam cilt” diye her şeyi üst üste sürmek. Cilt, hızlı değişimi sevmiyor.
4) Sabah rutini (kolay ve hızlı)
Benim sabah rutinim genelde böyle:
- Nazik temizleyici (bazen sadece su bile yeter)
- Nemlendirici
- Güneş kremi
İstersen ek:
- C vitamini (eğer cildin kaldırıyorsa)
- Hafif bir nem serumu
Ama yine de: “az ürün, düzenli kullanım” daha kıymetli.
5) Akşam rutini (cildi toparlayan taraf)
Akşam cilt “tamir moduna” giriyor.
- (Varsa) Makyaj/güneş kremi → çift aşamalı temizlik
- Nemlendirici
- Haftada 2-3 gece: aktif içerik (retinol veya asit) tek başına
Aktif kullandığım günlerde kalan rutini sade tutuyorum. Çünkü cilt “yük” kaldırmıyor bazen.
6) “Cildim bir anda bozuldu” günlerinde kurtarma modu
Ben buna “cilt sakinleştirme günü” diyorum.
- Temizle
- Yoğun olmayan ama bariyere iyi gelen nemlendirici
- Güneş kremi (gündüz)
Aktif yok, peeling yok, maske yok.
Bir iki gün böyle yapınca çoğu zaman cilt kendini toparlıyor.
7) Küçük ama çok etkili 6 tüyo
- Yüzünü havluyla sürtme, tampon yap.
- Yastık kılıfını daha sık değiştir.
- Çok sıcak suyla yıkama (kızarıklığı artırabilir).
- Ürünü sürdükten sonra 1 dakika beklemek gerçekten işe yarıyor.
- Yeni ürün eklerken 1-2 hafta “tek başına” dene.
- Cilt bakımında en iyi şey: istikrar.
Cilt bakımı bence bir “kendine iyi davranma” rutini.
Ve çoğu zaman cilt, “fazla ilgi” değil, doğru ilgi istiyor.


Yorum yok!