Bazı günler bebekle her şey “idare eder” gider: biraz ağlar, biraz uyur, biraz emer… Sen de “tamam ya, alışıyoruz” dersin.
Ama bazı günler var ki, sanki bebek bir düğmeye basmış gibi: uyku yok, kucak istiyor, bıraktığın an ağlıyor, senin enerji de yüzde 3’e düşmüş. İşte bu yazı o günler için.
Bu bir “mükemmel ebeveynlik” yazısı değil. Daha çok şu: Zor gün geldiğinde işleri daha az yıpratıcı yönetmek için pratik bir rehber.
1) İlk kural: “Sorunu çözmek” yerine “durumu stabilize etmek”
Zor günlerde beynimiz hemen çözüm arar: “Neyi yanlış yaptım? Neden böyle oldu? Ne zaman geçer?”
Bu sorular haklı ama o an seni daha da gerer.
Önce hedefi değiştir:
- Bebeği bir anda susturmak değil,
- Evi toparlamak değil,
- Kendini kanıtlamak hiç değil…
Hedef: “Şu 20 dakikayı güvenli ve sakin atlatmak.”
Bebek güvende mi? Sen güvende misin? Tamam. Devam.
2) Hızlı kontrol: “3 S” yöntemi (Süt–Sıcaklık–Ses)
Bebek huzursuzken hızlı bir tarama işe yarar. Kafanda karışıklık olduğunda şu üçlüyle başla:
Süt: Açlık sinyali var mı? (şapırdatma, arama refleksi, el ağız)
Sıcaklık: Terli mi, üşüyor mu, kıyafeti mi rahatsız ediyor?
Ses: Ortam fazla mı uyarıcı? (TV, misafir, yüksek konuşma)
Bu üç şey bazen “neden ağlıyor” sorusunun yarısını çözer.
3) “Kucak bağımlılığı” değil, “yakınlık ihtiyacı”
Bebeklerin özellikle ilk aylarda kucakta sakinleşmesi çok normal. Bu, şımarıklık değil.
Bebek için senin kalp atışın, kokun, sıcaklığın bir “düzenleyici sistem”.
Eğer sürekli kucak istiyorsa:
- Kısa süreli çözüm: ten tene temas, kanguru/sling
- Uzun vadeli rahatlık: daha az uyarıcı, daha fazla ritim (aynı ninni, aynı pışpış, aynı ışık)
“Ben alıştıramam” baskısını bir kenara bırak. Bu dönem zaten “alıştırma” dönemi değil; yakınlıkla regülasyon dönemi.
4) Uyku tutmuyorsa: “Uyutmak” yerine “dinlendirmek”
Bazen bebek uyumaz. Nokta.
O zaman hedefi yumuşat: Tam uyku olmasa da dinlenme.
Deneyebileceğin mini plan:
- Odayı karart
- Sesleri azalt (beyaz gürültü işe yarayabilir)
- Bebeği kucağında sakin bir pozisyonda tut
- 10–15 dakika “dinlenme molası” ver
Her zaman uyku gelmeyebilir ama beden gevşer. Bu da sonraki uykuya kapı aralar.
5) Anne için acil durum kiti: “5 dakikalık toparlanma”
Zor günlerde “kendine bak” tavsiyesi sinir bozucu olabilir, biliyorum. O yüzden büyük hedefler değil, 5 dakikalık mikro çözümler:
- Büyük bir bardak su + küçük atıştırmalık
- Yüzünü yıkama / diş fırçalama (şaşırtıcı şekilde reset atar)
- Omuz-boyun esnetme (2 dakika)
- Birine mesaj: “Bugün zor, 10 dk konuşabilir miyiz?”
Bunlar küçük görünüyor ama günün gidişatını değiştirir. Çünkü sen “bitmiş” modundan “idare eder” moda geçersin.
6) Ne zaman destek almak gerekir? (Kısa ama önemli)
Bazı durumlarda “normal zor gün” çizgisini aşabilir. Şunlar varsa profesyonel destek almak iyi olur:
- Bebekte sürekli ve teselli edilemeyen ağlama, ateş, beslenmeyi reddetme, belirgin halsizlik gibi durumlar
- Annede uzun süreli çökkünlük, yoğun kaygı, uykusuzluğun tehlikeli boyuta gelmesi, kendine zarar düşünceleri
Burada amaç korkutmak değil; sadece şunu hatırlatmak: Yardım istemek zayıflık değil, bakımın parçası.
Zor günün cümlesi
Bugün zor bir günse kendine şu cümleyi kur:
“Şu an sadece idare ediyoruz ve bu da bir başarı.”
Bazen anne-bebek döneminde en gerçek başarı, günü “kazasız belasız” bitirmektir.


Yorum yok!