1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

ABD'de Kullanılan Ticari Deyimler

'Bilgi Bankası' forumunda Geveze tarafından 15 Mayıs 2013 tarihinde açılan konu

  1. Geveze

    Geveze Member

    A
    above board: Görünen, aşikar, dürüst
    a 180: Fikirden veya sözden tam zıddı yönde geri dönüş
    acid test: Kesin karar verme, kanıtlama
    administrivia: Yönetici tarafından istenen tüm bürokratik işlemler ve formaliteler
    B
    back-door: Dürüst olmayan
    bait and switch: Vitrinde dükkanda olmayan malların ve ucuz fiyatların lanse edilip müşterinin kandırılması.
    bang for the buck: Paranın meydana getirdiği etki veya sonuçlar
    basket case: Umutsuz bir durum veya kişi
    batting average: Başarılı olduğunuz zamanların ortalaması.(baseball terimi)
    beef up: Genişleme, güçlenme
    bells and whistles: Nitelikler, detaylar
    boot camp: Eğitim imkanları ve programları (askeri bir terimdir)
    C
    can of worms: Karmaşık, girift problem
    Career Limiting Move (CLM): Kişinin geleceğini ciddi bir şekilde etkileyecek bir karar veya hareket
    catch 22 situation: Çözümsüz olay. Bu terim Joseph Heller's 1970’li yıllarda yayınlanan çok satan bir romanından alınmıştır.
    comer: Fark edilen bir potansiyeli olan kişi veya nesne.
    cook the books (to): Kayıtları tahrif etme, değiştirme
    core business: Temel aktiviteler
    D
    dead wood: Bir şirketin veya grubun üyesi olup da onun üretimine uzunca bir süredir katkıda bulunmayan kişi.
    devil's advocate (let me play): Düşünüp taşınma veya önerinin kalitesini arttırmak için tahminde bulunma.
    Dilbert/Dilbert Principle: ABD’li karikatürist Scott Adams tarafından çizilen toplumsal olayları hicveden 1990’li yılların popüler karikatürü.
    dirty laundry: Kişinin hataları, gayri ahlaki davranışları (kirli çamaşırları). Ayrıca bak. skeletons in the closet.
    doctor/doctoring: Değişme, (Yasaya ve ahlak kurallarına aykırı)
    dog-and-pony show: Basit ve planlı tanıtım, dog-and-pony showlarda sıklıkla dinleyicilerin seviyesi ile alay edilir.. Ayrıca bak. mushroom job.
    dynamic scoring: Bütçe kesintilerinin ekonomik faaliyetlere zarar vereceğini ve dolayısıyla bir kısır döngü halinde yeni bütçe kesintileri doğuracağını iddia eden siyasi / ekonomik tahmin tekniği.
    E
    eager-beaver: Çok enerjik
    elephant hunt: Ülkenizin veya firmanızın ekonomik gelişmesini destekleyecek büyük bir firma veya ortak bulmaya çalışma
    empowerment: Çalışanlara karara katılma konusunda daha fazla imkan verme.
    F
    face the music: Sonuç almak
    fallen angels: Riskli olarak kabul edilen fakat iyi bir yatırım olarak görülen devlet tahvilleri veya bonolar
    far out: Garip, sıra dışı
    fishing expedition: Bir olaya herhangi bir planı olmadan yaklaşma.
    force majeure: Mukavelenin sonucuna etkiyebilecek dahili müdahaleler.
    formica parachute: İşsizlik sigortası.
    full court press: Azami baskı (basketball terimidir.)
    fuzzword: Ticaret dili, jargonu
    G
    garage sale: İstenmeyen malların veya metanın çok ucuz fiyattan satılması.
    gate: Skandal.(Örneğin Watergate)
    get a kick out of (to): Sevmek, hoşlanmak
    give the nod (to): Bir plana onay verme; avantajı varmış gibi anlama.
    globasm: Bir yönetici veya şirketin dünya genelinde genişleme düşüncesine kilitlenmesi.
    gofer/go-for: Alt kademede çalışan kişi; ofis boy
    golden parachute: Yöneticilerin özel emeklilik tazminatları.
    grain of salt (with a): Kesin karara yakın
    grapevine: Dedikodu, fısıltı gazetesi
    greasy spoon: Küçük ve ucuz restaurant.
    H
    happy hour: Batili ülkelerde mesai saati bitiminde restaurantlarda indirim uygulanan zaman dilimi. ABD’de, happy hour genellikle saat 16:00 – 19:00 arasıdır.
    hardball: Hırslı, saldırgan rekabet veya yarışma
    hatchet man: Çalışanları işten atma yetkisi veya görevi verilmiş genç idareci.
    hired guns:Avukatlar, muhasebeciler ve diğer çalışma stratejisi danışmanları.
    holy grail: Manevi değerler veya inançlar.
    hot potato: Tartışmaya yol açan bir olay.
    hush money: Rüşvet, bir kişiyi susturmak için verilen para.
    I
    iceberg principle: Herhangi bir olayın sadece küçük bir kısmının görünür olduğunu savunan düşünce.
    in the bag: Kesin.
    in the black: Kara geçmek.
    ironclad: Somut, garantili
    J
    John Hancock: İmza. John Hancock, ABD’nin bağımsızlık Bildirisini ilk imzalayan kişidir, bu yüzden de adı imza ile eşanlamlı hale gelmiştir.
    jump ball: Karar verilmemiş, askıda kalmış(basketball terimi)
    jump the gun(to): Çok erken başlamak
    Junior Leaguers/Junior League: 40 yaşın altındaki çalışmayan varlıklı kadın.
    jury rigged: Geçici çözüm. Ayrıca bak. Rube Goldberg.
    K
    keep up with the Jones(to): Uğraşmak.
    kicker: Mukaveleyi daha cazip hale getirmek için eklenen herhangi bir madde .Ayrıca bak sweetener.
    killing: Kısa zamanda elde edilen büyük kazanç.
    knuckle down (to): Odaklanma, sıkı çalışma.
    kowtow: İhtiyacını ikmal etmek
    kudos: Kutlama, onay
    L
    last straw: İdarecinin ise karışmasına sebep olan hata veya sorun
    lead balloon: Büyük basarisizlik
    lemon: Hatalı ürün, özellikle arabalar için kullanılır. ABD’deki Lemon Laws (Limon Yasaları)üreticiye hatasını telafi etmek için genellikle 4 hak verir.
    lightning rod: Bir organizasyonda kısmen dramatik ve potansiyel olarak da tehlikeli değişiklikleri başlatan kişi.
    like an Edsel: Basarisizlik. Deyimin kaynağı Ford Motor Şirketinin 1950’li yıllarda büyük bir kampanya ile tanıttığı fakat başarısız olan Edsel modelinden gelmektedir.
    lip service: Bir konu üzerinde resmen uzlaşmak, hatta ve hatta konu hakkında sınırlamaların ve şartların olması durumu.
    lock, stock and barrel: her şey
    Luddites: Hızla gelişen teknoloji yüzünden işsiz kalacaklarından korkan işçiler.İlk Luddites, Ned Ludd adlı bir mitolojik bir kahramanın ismini kullanan İngiliz zanaatçilerdi. İşsiz kalan bu kişiler 1800’lerin başında isyan ettiler ve işsiz kalmalarına sebep olan tekstil makinalarını tahrip ettiler.
    M
    Machiavellian: Acımasız insan
    mark: Yanıltıcı bir iş deneyiminin konusu olan kişi.
    max out (to): Limitlerine varmış olan
    McCarthyism: Kişilerin önyargılara kurban edilmesi, yargısız infaz. Deyimin isim babası 1950’li yıllarda Wisconsin senatörü olan Joseph McCarthy’dir. McCarthy o tarihlerde ABD devlet kademelerinin komünist sempatizanları ile dolu olduğunu ve temizlenmeleri gerektiğini iddia etmişti. Bu iddiaların ardından bir temizleme kampanyası geldi ve 10.000’den fazla kişi komünizm taraftarı olmakla suçlandı.
    mommy track: Aile bağları sayesinde idari kademelere getirilmiş kişilerin zarar verici konumları.
    Mcjob: Ücreti düşük işler.Bu terim Mc Donalds Şirketini küçük düşürmek için kullanılmaktadır. Bunun sebebi de yapılan bir araştırmaya göre 2.000 yılına kadar ABD’deki işgücünün %10’unun en az bir kere McDonalds’da çalışmış olacağındandır.
    Mickey Mouse: Karmaşık olmayan
    N
    neck and neck (to be): Sıkı rekabet
    nest egg: Özel bir amaç için, özellikle de emeklilik için ayrılan ödenekler.
    Newt: Newt Gingrich’e ithaf edilen veya onunla ilgili olan konular.
    ninth inning: Son anda (baseball terimi)
    no brainer: Kolay bir karar
    O
    odd-ball: Gruptan ayrılan kişi veya nesne
    off-the-books: Nakit veya takas. Vergiden kaçmak için kayıt tutulmadan yapılan ticaret.
    oil patch: ABD petrol sanayii. Ülkenin Texas, Oklahoma, Louisiana, California, ve Alaska gibi petrol üretimi ve rafine edilmesi isi ile uğraşan bölgelerine verilen ad.
    on a back burner: Yedekte tutulan; geliştirilmek için bekleyen.
    on board (to be): Saklı. Daha çok hükümet işleri ile ilgili olarak kullanılır.
    on the carpet (called): Kargaşa, problem.
    on the clock: Çalışma
    on the table: Önde
    Ozzie and Harriet (like): İki ebeveyn ve iki çocuktan oluşan klasik aile tipi.
    P
    pacesetter: Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi veya ürün.
    paradigm shift: Yaklaşım ve bakıştaki değişme.
    parallel economy: Gayri resmi, kayıt dışı ekonomi . Ayrıca bak. black market
    partnering: İş ve yatırım imkanları arama.
    pick one's brain: Bir kişinin görüş ve düşüncelerini sormak.
    pull punches: Geri çekme.
    Q
    quality circles: Ürünlerinin kalitesini arttırmak için kafa yoran yönetici ve işçi grubu.
    quick and dirty: Bir probleme basit ve ucuz fakat genellikle kesin olmayan bir çözüm bulma.
    R
    raspberry(the): Kabul etmeme.
    red flag: İkaz işareti.
    rosy scenario/Rosie Scenario: Oldukça iyimser bir tahmin.
    rule-of-thumb: Karar ve kıyaslama kıstasları.
    S
    sacred cow: Sorgulanamayacak ve değiştirilemeyecek herhangi bir şey.
    safety net: Sosyal güvenlik programları.
    sandbag (to): Yanıltma ; arkadan vurma ; kolaylıkla uygulanabilecek fakat gayri ahlaki olan bir plan hazırlayıp hayata geçirmek.
    scarlet letter: Utanç sembolü.
    scuttlebutt: Saiya, dedikodu. Ayrıca bak. rumor mill.
    send packing: Kovulma, işten atılma
    shoot-the-bull (to): Abartma
    slam-dunk: Kolayca başarılabilecek iş.
    spamming: E- mail adreslerini kullanarak toptan pazarlama yapma.
    strategic alliance: Önemli iş ortağı.
    T
    tab: Fatura veya hesap.
    take no prisoners: Aşırı rekabetçiliği teşvik eden yönetim sekli.
    that dog won't hunt: Başarılı olmayacak fikir.
    throw it against the wall and see if it sticks (to): Yeni bir fikri deneme
    toe to toe (to go): Doğrudan ve saldırgan rekabet.
    U
    Uncle Sam:ABD devleti.
    under the table/counter: Gizli, yasal olmayan. Zıddı above board’dur.
    up to par: Standartlara uymak.
    V
    veg out: Rahatlama.
    vested/vesting: Asgari sosyal güvenlik haklarını kazanmak için bir işyerinde gerekli olan minimum süre çalışmış olma.
    voodoo economics Veya Reaganomics: Reagan dönemi ekonomisinin eleştirisel tanımı. The Reagan dönemi ekonomik politikası savunma harcamalarının arttırılmasını, vergi oranlarının düşürülmesini ve denk bütçelerin yapılmasını öngörüyordu. Ekonomi eleştirmenleri ise bu imkansız isteklerin durumun sadece voodoo büyüsü yapılarak sağlanabileceğini söylüyorlardı.
    vulture fund: Bütçesi azaltılmış şirketlerde spekülasyon yapan yatırım fonu.
    W
    warm fuzzies: Sözlü iltifat
    watchdog: Hükümetin ve bir firmanın faaliyetlerini inceleyen kişi veya grup. Ayrıca bak. Nader's raiders.
    W-cubed: Nerede, Ne zaman ve Ne istersenizin kısaltması.
    when pigs fly!: Asla, hiçbir zaman.
    Willy Lomans: Satıcı.
    Y
    yankee bond: ABD pazarında faaliyet gösteren yabancı bonolar.
    yes man: Dalkavuk, ana amacı patronun her dediğini onaylamak olan kişi
    you bet: Kesinlikle.
    Z
    zilch: Sıfır.
    zip: Sıfır .Ayrıca bak. zilch.
    zombie bonds: Değersiz olarak kabul edilen bonolar
     
    Tags:

Bu Sayfayı Paylaş

Yükleniyor...