1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

Altın Madalya

'Hikaye' forumunda Hikayeci tarafından 14 Kasım 2012 tarihinde açılan konu

  1. Hikayeci

    Hikayeci Member

    Bill Havens ünlü birisi değildi. Fakat kolay rastlanmayacak türden bir kahramandı; en azından kendisini yakından tanıyanlar için.

    1924’te Paris’te yapılan olimpiyat oyunlarına kano yarışları da eklenmişti. Dört kişilik kano yarışmasında kazanma şansı en yuksek ekip olarak Amerika Birleşik Devletleri ekibi gösteriliyordu. Bu dört kişilik ekibin üyelerinden birisi de genç Bill Havens’dı.

    Olipiyatlar yaklaştıkça, Bill’in hamile eşinin onun Paris’te yarışacağı zamanda ilk bebeklerini doğuracağı kesinleşmişti. 1924’te Paris’ten ABD’ye uçan jet uçakarı yoktu, yalnızca okyanus üzerinde yavaş yol alan gemiler vardı. Bu durumda Bill kendisini zor bir tercihle karşı karşıya bulmuştu. Paris’e gidip, eşi dogum yaptığı zaman yanında olmama riskini mi göze almalıydı? Yoksa ekipten geri çekilip ailesinin yanında mı kalmalıydı? Eşi Paris’e gitmesi için ısrar ediyordu.

    Olimpiyatlarda yarışmak, hayat boyu kurulan bir düşün zirvesiydi. Ama Bill yaşadığı iç çatışmalardan sonra, yüreğinin sesini dinledi: Ekipten çekilerek evde kalmaya, çocukları doğduğu zaman eşine destek olmaya karar verdi.

    Hayatının zirve noktasının, bu zor zamanında eşinin yanında kalmak olduğunu düşünüyordu. Bu, düşlerini süsleyen Paris’e gitmekten bile daha yüksek bir noktaydı.

    . Dört işilik kano ekibi Bill ayrıldıktan sonra Paris’te altın madalya kazandı. Bıll’in eşi ise geç doğum yaptı. Öylesine geç ki, Bill yarışlara katılsaydı, eşi doğum yapmadan önce eve gelebilirdi.

    Insanlar ‘’Ne kadar üzücü!’’ diyorlardı. Ama Bill ‘’Pişman değilim!’’diye cevaplıyordu olanları. Tüm yaşamı boyunca verdiği bu karardan asla pişmanlık duymadı, doğru kararı verdiğine olan inancı değişmedi.

    Bill Havens’ın öyküsü burada bitmiyordu.

    Bill ve eşi oğullarına Frank adını verdiler. 28 yıl sonra 1952’de Bill oğlu Frank’tan bir telgraf aldı. Telgraf şunlar yazılıydı:

    ‘’Baba, kazandım. Benim doğumumu beklerken kaybettiğin altın madalyayı eve getiriyorum.’’

    Frank Havens, ülkesi adına katıldığı kano yarışlarında babasının kazanmayı düşlediği, ama kazanamadığı altın madalyayı kazanmıştı.
     
    Tags:

Bu Sayfayı Paylaş

Yükleniyor...