1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

Büyük B

'Hikaye' forumunda FanClup tarafından 15 Kasım 2012 tarihinde açılan konu

  1. FanClup

    FanClup Moderator

    Ben ona Büyük B adını takmıştım. O benim büyük erkek kardeşimdi. Biz birbirimizin tam zıttıydık ve birbirimizi çılgına çeviriyorduk, ama aramızda oldukça güçlü ve yıpranmaz bir bağ vardı. Her ikimiz de yaptığımız hiçbir şeyin, ne kadar denemiş olursak olalım yeteri kadar iyi olmayacağını biliyorduk. Tanıyan herkes Büyük B'ye hayrandı. Kocaman bir yüreği vardı. Kendisi hariç herkesin iyiliğini isterdi.

    Toplum tarafından aptal, tembel, disiplinsiz ve geri zekalı olarak etiketlenen yüzlerce çocuğa ders vermişti. Kardeşim o çocuklarda farklı bir beceri keşfetmişti. Esasında, kendisi de öğrenme güçlüğü çekiyordu. Bu onun sırrıydı. O ve öğrencileri bu dünyada farklı biri olmanın ne olduğunu birlikte keşfediyorlardı.

    Büyük B yaşamının son yılında başka bir zorlukla daha yüz yüze gelmek zorunda kalmıştı. Sevilmeye değer biri olduğunu kabullenmek istemiyordu. Büyük B dokunduğu herkese mutluluk ve sevgi saçan bir ışıktı. Bunu, o hariç herkes anlamıştı.

    Ben ona sevilmeye değer biri olduğunu ispat etmeye kararlıydım. Kanser, altıncı ve son kere bütün vücudunu sarınca, sonunda acı ve karmaşa dolu dünyasının kapılarını açıp içeri girmeme izin verdi. Hayatının son günlerinde avuç kadar kalmıştı. Gözkapakları kapanmıyordu. Göz kapaklarını kırpamayacak kadar zayıf düşmüştü. Sesi fısıltı halinde çıkıyordu. Bütün yapabileceğim onu kollarımın arasına alıp sevmekti. Onun bütün yapabileceği ise bunu kabul etmekti.

    Büyük B hayatı boyunca şımartılmıştı ve bu hoşuna gidiyordu. Kendini konuşamayacak kadar zayıf hissettiğinde, parmak uçlarıyla elime dokunup elini tutmamı istiyordu. Erkek kardeşim sonunda sevgi alıp vermeyi öğrenmişti. Yıllarca yapılan kavgalar, anlaşmazlıklar ve duyguları yakalayamama çaresizliği sona ermişti. Sonunda daha büyük bir gücün ona kendini sevmesi konusunda yardımcı olmasına teslim olmuştu.

    Son konuşmalarımızdan birinde gizli gizli kulağıma "Ben gerçekten seviliyorum, değil mi?" diye fısıldadı. Bu onun hayat bulmacasının eksik kalan parçasıydı. Sonunda sevilmeye hakkı olduğunu anlamıştı.
     
    Tags:

Bu Sayfayı Paylaş

Yükleniyor...