1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

Dalişta ortam adaptasyonu

'Su Altı Dünyası' forumunda selcuk tarafından 17 Aralık 2012 tarihinde açılan konu

  1. selcuk

    selcuk Member

    ORTAM ADAPTASYONU YÜZERLİK KONTROLÜ

    Suya batan her cisim, su tarafından da yer değiştirilmeye zorlanan suyun ağırlığı kadar etkiyle yukarı doğru itilir. Bu kural gereği, vücudun hacmi, suyun tatlı ya da tuzlu oluşu, dalış elbisesinin kalınlığı gibi değişkenler sudaki yüzerliğe etki ediyor demektir. Serbest dalışın güvenliği için doğru ağırlık seçimi ile uygun yüzerliğin sağlanabilmesi çok önemlidir; dalış ve inişlerde doğal denge durumunun bozulmaması gerekir. Doğru ağırlığın bulunabilmesi için; su içerisindeyken nefes verince göz seviyesinden daha fazla suya batmayacak şekilde ağırlık ayarlaması yapılmalıdır.

    EŞİTLEME TEKNİKLERİ

    Suyun bir ağırlığı vardır ve bu yüzden dalıcı sualtına indikçe, onu çevreleyen ortamın basıncı artar. Artan basınç aynı zamanda dalıcının vücuduna etkir. Dalıcının sahip olduğu katı ve sıvı dokular gerçekleşen basınç değişiminden etkilenmiyor olsa da sahip olduğu hava boşluklu dokular sıkışarak ya da genleşerek basınç değişimine cevap verir. Artan basınçla hacmi azalan bu boşlukların eşitlenmesi gerekir. Kulak zarının arkasındaki hava boşluğunun basıncı da dış tarafta artan su basıncına eşitlenmeli ve böylelikle doku hasarı oluşumu engellenmelidir. Kulakların hasar görmemesi için yapılması gereken bu işleme kısaca eşitleme denir. Eşitleme hareketinin iniş süresince sürekli olarak, kulakta acının hissedilmesi beklenmeden yapılması gerekir. En çok kullanılan eşitleme tekniği “valsalva” olarak bilinir; burnun iki parmakla kapatılmasında sonra, ıkınma hareketi ile orta kulağa hava itilerek eşitleme yapılmış olur. Bu tekniğin doğru olarak uygulanabilmesi için kulak zarı ile dış ortamı birbirinden yalıtarak eşitlemeyi engelleyecek olan kulak tıkacı gibi koruyucuların kullanılmaması gerekir, ayrıca neopren başlıkların da içine hava kalkmaması için su alınması gerekecektir. Eğer doğru uygulamaya rağmen eşitleme yapılamıyorsa, iniş durdurulmalı ve yükselişe geçilmelidir; bu sırada burundan hava verilmeli ve bu sayede kanallarındaki havanın serbest kalması sağlanmalıdır. Daha sonra kafa hafifçe geriye yatırılarak iniş esnasında eşitleme hareketi tekrarlanmalıdır. Eğer buna rağmen eşitleme yapılamıyorsa, daha fazla zorlamak yerine dalış sonlandırılmalıdır. Burundan hava vermek, aynı zamanda maske içerisindeki hava boşluğunun da eşitlenmesini sağlar.

    SUALTINDA GÖRÜŞ

    Su ile hava arasındaki yansıma etkisi (havada 1 iken suda 1,33 olur) dolayısıyla, gözlerimizi suyun içinde açtığımızda etrafı bulanık görürüz. Dolayısıyla sualtında net görüş için su ile gözler arasında hava oluşturan ikinci bir katmanın yer alması gerekir ki bunu da dalış maskeleri sağlar.

    SUALTINDA DUYMA

    Suyun havaya oranla oldukça yoğun oluşu, seslerin de sualtında hızla ilerlemesine ve dalıcının da bunları çok daha hızlı olarak algılamasına sebep olur. Örneğin, sualtında etrafımızdakilerin dikkatini çekmek için tüpe dalış bıçağını vurarak oluşturduğumuz ses, oldukça uzaklara hızla ulaşmaktadır. Sesin bu denli hızlı hareket ediyor olması, aynı zamanda tekne pervanesinin oluşturduğu sesin kaynağının dalıcı tarafından belirlenebilmesini de zorlaştırır. Bu yüzden su yüzeyinde ve çıkışlar sırasında etrafta oluşan sesleri doğru değerlendirebilmek için oldukça dikkatli olmak gerekir.

    SUALTINDA DOKUNMA

    Sualtında değişime uğrayan bir diğer duyumuz da dokunmadır. Doğal olarak sualtında dokunacağımız bütün yüzeylerin üzeri su filmiyle kaplı durumdadır ve bu yüzden su içerisindeki bütün cisimler kayganlaşmıştır. Ayrıca su içersinde geçirdiğimiz süreye bağlı olarak derimizdeki bir takım değişimler sonucunda parmaklarımızın hassasiyeti de azalmaktadır. Vücut ısısını ve ellerdeki hassasiyet azalmasına bağlı kesilmeleri engelleyebilmek için eldiven kullanılmalıdır. Her ne kadar uygulanması zor olsa da sualtında birer misafir olduğumuzu ve oraya ait nesnelere dokunma konusunda çekingen davranmamız gerektiğini bilmeliyiz.

    SUALTINDA KOKU ALMA

    Dalış süresince koku alma duyularımız etkisiz kalır; çünkü sualtında her hangi bir kokuyu algılamak mümkün olmayacaktır. Bu his, daha önce hiç bilinmeyen ortamlara girilmesiyle oluşan tedirginlik hissinin de oluşmasına neden olabilmektedir.
     
    Tags:
  2. Cansu Köse

    Cansu Köse New Member

    Cevap: Dalişta ortam adaptasyonu

    duyma olayı harika bir olay dediğine katılıyorum çıkışlara çok dikkat etmek gerek eğer kafamızdan olmak istemiyorsak
     
  3. selcuk

    selcuk Member

    Cevap: Dalişta ortam adaptasyonu

    Dalış esnasında dalışı sonlandırırken çevremizdeki olumlu olumsuz her durumu degerlendirmemiz gereklidir. Dalış bitirirken çıkış esnasında satıga (Su yüzeyi) cıkarken bir elimizi yukarı dogru dimdik tutarak kendi etrafımızda palet yardımı ile dönerek 360 derece kontrol etmeliyiz.

    Bu hareketleri yapmamızdaki nedenler şu şekildedir;yukarı dogru çıkarken satıh daki yüzen bir kişi ve/ya botda bekleyen birisi varsa nerden cıktıgımızı belirtiriz.Kendi etrafımızda dönerek yukarı dogru yükselirken cevremizde bizim için tehlike oluşturabilecek (bot, sivri kaya, su üstünde serbest dolaşan bir şamandıra, vb.) bir durumun olmadıgını kontrol etmemiş oluruz.

    UNUTMAYIN KEYİFLİ DALIŞ GÜVENLİ DALIŞTIR.
     

Bu Sayfayı Paylaş

Yükleniyor...