1. Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha Fazla Bilgi.

Kapalıçarşının Tarihi

'Bilgi Bankası' forumunda FanClup tarafından 19 Ekim 2013 tarihinde açılan konu

  1. FanClup

    FanClup Moderator

    İstanbul’a gelen yerli ya da yabancı turistin en fazla ziyaret ettiği mekan kuşkusuz Kapalıçarşıdır. Mistik bir doğu havası olan ve rengarenk dükkanlar asırlarca herkesin dikkatini çekmiş ve günümüze kadar gelmiştir. Aslında çarşının kuruluş tarihi bildiğimizden bile eskidir.

    Fatih, İstanbul’u fethettiğinde çarşının yerinde Bizans İmparatoru Augustus tarafından yaptırılmış bir bedesten vardı. Kapalıçarşı’nın doğu kapısını incelerseniz üzerinde kabartma kartal resimleri görürsünüz. Fatih Sultan Mehmet, bu bedesteni vakfederek hayır kurumları için değerlendirilmesini istemiştir. Çarşının esas kısmı olan İç Bedesten, zamanla eklenen yeni dükkanlarla büyümüştür.

    Fatih, şehri Türkleştirmek için hanlar, hamamlar, çarşılar ve camiler yapılmasını emretmiştir. Bunun üzerine, biri Galata’da, ikisi İstanbul tarafında olmak üzere üç bedesten inşa edilmiştir. 1461 yılında ahşap olarak hizmete açılan Yeni Bedesten çarşının Nuruosmaniye tarafında bulunuyordu. Burası, bir yolu pamuk, bir yolu ipek ile dokunan ve sandal ismi verilen bir nevi kumaşın üretildiği ve satıldığı nokta olduğundan Sandal Bedesteni olarak da anılmaktadır.

    Fatih’in vezirlerinden bazıları çarşının etrafına yeni dükkanlar yaptırdılar. Bu şekilde çarşı hızla büyümeye başladı. Bu yeni dükkanlarda dolap ve mahzen ismi verilen şimdi ki bankaların kiralık kasaları gibi yerler vardı. Çünkü, Bedestenler taş ve kalın duvarları, bekçileri ile kale gibi yerlerdi. Halk bu nedenle parasını buralarda saklamayı tercih ediyordu.

    Evliya Çelebi’ye göre, eski bedestendeki dolapların sayısı 128’idi. Bu dolaplar, duvarların içine gömülüydü. Bir kısmı zemin altı bir kısmı yan duvar içlerinde bulunuyordu. Abdülmecit döneminde, şeyhülislamlık yapan Mustafa asım Efendi öldüğünde mirasçısı olmadığından bedestende bulunan kiralık dolap açıldığında kırk bin kese akçesi olduğu ortaya çıkmıştır. Bu para o zaman şartlarına göre çoktu ve 1848 yılında bu para ile Ayasofya baştan aşağı tamir edilmiştir.

    Kapalıçarşı’nın açılışı ve kapanışı dua ile olurdu. Duacı adı verilen bir bölükbaşı, İnciciler kapısının önünde durarak halkı duaya davet ederdi. Duayı eder ve alışverişi başlatır, akşamları da kapatırdı. Çarşıda altın, değerli taşlar, kumaşlar, kalkan ve hançerler ve akla gelen her şey satılırdı. Burada dükkan açmak isteyenler esnaf loncasına başvurur ve esnaf hakkında yapılan araştırmaya göre heyet karar verirdi.
     
    Tags:

Bu Sayfayı Paylaş

Yükleniyor...