Bazı sabahlar öyle güzel başlıyor ki… Aynaya bakıyorsun, cilt pırıl pırıl, allık tam yerinde, göz altı aydınlık, kaşlar düzgün. “Tamam” diyorsun, “bugün ben bir fresh girl’üm.” Sonra saat 13:00 oluyor… Bir bakıyorsun, T bölgesi parlamış, kapatıcı çizgilere dolmuş, allık buhar olmuş, dudak ürünü yok olmuş.
Ve insan ister istemez şunu soruyor: Ben bu makyajı nereye kaybettim?
Bugün gel, bunu birlikte çözelim. Benim yıllar içinde “deneye yanıla” öğrendiğim birkaç nokta var. Hem de öyle pahalı ürün şartı falan yok; çoğu uygulama tüyosu.
1) Makyajın “çökmesi” çoğu zaman ürün değil… cilt hazırlığı
Bunu kabul edince çok rahatlıyorsun: Makyajı taşıyan şey cildin.
Cildin o gün susuz, aşırı yağlı, pul pul ya da tahriş ise makyaj da “ben burada tutunamam” deyip pes ediyor.
Benim mini hazırlık rutinim (3-4 dakika)
- Yüzümü yıkıyorum (aşırı sert değil, nazik).
- Nemlendiriciyi sürüyorum ama fazlasını değil. (Fazla nemlendirici = üstüne sürdüğün her şeyin kayması)
- 2 dakika bekliyorum. Evet, beklemek gerçek bir adım.
İpucu: Nemlendiriciyi sürdükten hemen sonra fondöten sürünce ürün “üst üste biner” ve gün içinde daha hızlı ayrışabilir.
2) “Fazla ürün” her zaman “daha kalıcı” demek değil
Bunun en büyük örneği: göz altı kapatıcısı.
Ne kadar çok kapatırsan, o kadar çok çizgiye doluyor.
Doğal ve dayanıklı göz altı için
- Kapatıcıyı göz altının her yerine değil, sadece:
- iç köşe,
- çukur bölgenin en koyu olduğu yer,
- gerekiyorsa dış köşeye minicik
- Sonra süngerle “bastırarak” dağıtıyorum.
Pudrayı da göz altına “un döker gibi” değil; fırçayla çok az. Çünkü aşırı pudra bir süre sonra kurutup çatlatıyor.
3) Yağlanma = makyajın düşmanı ama “yağı yok etmek” de çözüm değil
Yağlanmayı tamamen sıfırlamaya çalışınca cilt daha çok yağ üretebiliyor. Bu bir tür “inatlaşma” gibi.
Benim gün içi parlamayı yönetme yöntemim
- Yağlıysam: Sabah T bölgesine minicik pudra.
- Karma/kuruysam: Pudrayı sadece burun kenarı ve alın ortasına nokta gibi.
- Gün içinde parladığımda:
- Peçete/yağ emici kağıtla fazlayı al,
- Üstüne 2 kilo pudra geçme,
- Gerekirse çok az tazele.
“Pudra basınca toparlanır” hissi kısa vadede doğru ama uzun vadede yüzü daha ağır gösteriyor.
4) Fondötenin bitişi değil, “miktarı” daha kritik
Bir dönem ben fondöteni “tam kapatsın” diye sürüp üstüne bir de kapatıcıyla destekliyordum. Sonuç:
Gün içinde ayrışma + çizgiler + burun üstünde soyulma.
Şimdi ne yapıyorum?
- Fondöteni (ya da BB kremi) ince uyguluyorum.
- Kapatmayı ürünle değil; stratejiyle yapıyorum:
- kızarıklık varsa sadece oraya ikinci kat,
- sivilce varsa noktasal kapatıcı.
Yani “tüm yüze kalın kat” yerine “sorun olan noktaya akıllı dokunuş.”
5) Allık uçuyorsa çözüm: krem + sabitleme
Allık en hızlı kaybolan ürünlerden biri. Çünkü gün içinde yüzümüzü fark etmeden bile siliyoruz; telefon, atkı, maske, eller…
Kalıcı allık için benim favorim
- Önce krem allık (azıcık),
- Üstüne aynı tonlarda toz allık (çok az, sadece sabitlemek için).
Bu ikili sayesinde allık “buhar olup uçmuyor.”
6) Setting spray / sabitleyici şart mı?
Şart değil ama bazı günler hayat kurtarıyor.
Ben sabitleyiciyi şöyle kullanıyorum:
- Makyaj bitince 2-3 fıs,
- Sonra süngerle hafifçe yüzüme bastırıyorum (bütünleşiyor).
Ama burada önemli şey şu: Sabitleyici “mucize” değil.
Cilt hazırlığı ve ürün katmanları düzgün değilse sabitleyici de sadece “üstünü ıslatmış” oluyorsun.
7) Gün içinde “makyaj kurtarma” nasıl yapılır?
Bu bence en önemli bölüm. Çünkü gerçek hayat sabahın aynası gibi gitmiyor
Çantada taşımalık mini kurtarma kiti
- Minik kapatıcı (veya kapatıcı kalemi)
- Renkli balm / tint
- Mini krem allık (stick form müthiş)
- Yağ emici mendil (ya da peçete)
- Küçük pudra (çok minik)
Kurtarma adımları (2 dakika)
- Parladıysan: önce yağı al
- Çöken yerler: parmakla ürünü “sıfırlayıp” düzelt
- Çok az kapatıcı ile tazele
- Allık kaybolduysa: tek dokunuş krem allık
- Dudak balmı sür ve çık
İşte bu kadar. “Yeniden makyaj yapmak” değil; mikro rötuş.
8) Benim en sık yaptığım hatalar (ve belki sen de yapıyorsundur)
Ben bunları yıllar içinde fark ettim:
- Nemlendiriciyi fazla sürmek
- Üst üste fazla kat yapmak
- Pudrayı “kalıcılık” diye abartmak
- Göz altına gereğinden fazla kapatıcı sürmek
- Fırça/sünger temizliğini geciktirmek (evet, bu bile etkiliyor)
Makyajın gün içinde bozulması “başarısızlık” değil
Bence makyaj biraz da hareketli bir şey. Biz yaşıyoruz, gülüyoruz, koşuyoruz, bir şeyler içiyoruz… Makyaj da haliyle “ben de gün içinde değişiyorum” diyor.
Ama şu kesin:
Doğru hazırlık + ince katman + akıllı rötuş = gün boyu daha rahat bir görünüm.


Yorum yok!